Veteriner Hekimliği mesleğimizin adının yanlış kullanılması üzerine…

2020 yılının ikinci çeyreğinin ortasındayız ve SARS-CoV-2 salgını ile günlerimiz geçiyor. Salgınla mücadele kapsamında sağlık çalışanları olmak üzere birçok meslek grubu görev almaktadır. Tek sağlık yaklaşımı bizler için vazgeçilmezdir. Bu süreçte biz veteriner hekimlerde üzerimize düşeni yapmaktayız. Zaman zaman gerek çeşitli medya kanallarında gerekse günlük hayatın içinde mesleğimizin adının yanlış kullanılması ile karşılaşıyoruz. Dolayısı ile mesleğimizin adının yanlış haliyle kullanılmasının önüne geçmeliyiz. Bu anlamda en büyük sorumluluk bizlere aittir.

Konuyla ilgili değerli meslektaşım ve akademisyen, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Altan Armutak’ın hazırlamış olduğu ve mesleğimin geçmişine, adına ışık tutan yazısını keyifle okumanızı dilerim.

Bu yazıyı sizlerle paylaşma imkanını sunan meslektaşıma en içten teşekkürlerimi sunarım.

Yrd. Doç. Dr. Serkan Sayıner


Son dönemlerde dünyanın ve ülkemizin değişen gündemine bağlı olarak, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sözlü, yazılı, basılı ve görsel medyada sıklıkla yer aldıkları görülmektedir. Ancak meslektaşlarımızın ve mesleğimizin tanıtımı yapılırken, asıl uğraş alanımız olan hekimliğimiz göz ardı edilerek, “veteriner ya da veterinerlik” gibi hiçbir bilimsel ve mesleki terminolojiye uygun olmayan bir ifade kullanılmaktadır. Defalarca yapılan yazılı ya da sözlü tüm uyarılar dikkate alınmadığından bu yazının hazırlanması zorunluluğu doğmuştur.

Veteriner hekimliği mesleği birçok teoriye göre günümüzden yaklaşık 15.000 ya da 20.000 yıl önce hayvanların evcilleştirilmesiyle başlar. Veteriner hekimliği, diğer uğraş alanlarına göre çok daha köklü, konvansiyonel bir meslek dalıdır.

Tarih boyunca birçok uygarlıkta veteriner hekimlere farklı unvanlar verilmiştir; Monai-Su, Palakapya, Salihotriya, Salutri, Hippiatroi, Dampezişk, Baytar vb. gibi. Ancak bu isimlerden şüphesiz batıda en yaygını, Roma İmparatorluğu’nda veteriner hekimleri nitelemek için kullanılan “MedicusVeterinarius”tur. Latince olan bu ifade o dönemde “Hayvan Hekimi” anlamında kullanılmıştır.

Medicus Veterinarius’un başında hekim ifadesini veren “Medicus” sözcüğünü kaldırdığımız zaman, geriye kalan “Veterinarius” kelimesinin, köken olarak “Veterinus”dan türetildiği ve bu “Veterinus” sözcüğünün de, Roma ordusunda, yük taşıyan hayvan/yük ulaştıran hayvan anlamlarına geldiği ve hekimlikle ilişkisinin olmadığı görülür.

Batı uygarlığının temel kültürel dinamiklerinden biri olan Latincenin köken verdiği veteriner kelimesi, bu gerçeklerden hareketle günümüz dünyasında genellikle tek başına kullanım alanı bulmayan bir kelimedir. Çünkü tek başına kullanıldığında “veteriner hekim” anlamı taşımamaktadır.

Tarihimiz boyunca kullanılan ve Arapça kökene sahip olan “Baytar” kelimesi ise “Ahır Beyi ya da Ahır Yöneticisi” gibi anlamlara gelmektedir. Bu ifadede de hekimlik özelliği çok net değildir ama toplumsal yaşantımızda baytarın hayvan hastalıklarıyla uğraşan kişi anlamında kullanıldığı veya öyle kabul edildiği de bir gerçektir. Ancak, baytar kelimesinde de tıpkı veteriner kelimesinde olduğu gibi öne çıkması gereken hekimlik özelliği gizli kalmış; daha doğrusu açık olarak vurgulanmamıştır. Yer yer hayvan bakan ya da nalbantlıkla uğraşan kişilere de “baytar” denildiği de bir gerçektir.

Toplumumuzda “Veteriner” sözcüğü 1937 yılına değin resmi olarak kullanılmamıştır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni yabancı dillerden özelikle Arapça ve Farsçanın etkisinden kurtarmak amacı güden Dil Devrimi ile “Baytar” ifadesi kaldırılmıştır. Onun yerine batı ülkelerinde yaygın olarak kullanılan evrensel “veteriner hekim” ifadesi kabul edilmiş ve buna bağlı olarak “Baytar Fakültesi”nin adı “Veteriner Fakültesi” olarak değiştirilmiştir. Ancak bu durum da yeni bir yanlışa kapı açmıştır. Çünkü, Veteriner Fakültesi’nin Türkçe tam karşılığı “Yük Taşıyan Hayvan Fakültesi”dir ve bu adlandırma fakültenin temel kuruluş prensibi olan “hekimlik” ilkesiyle çelişmektedir.

Batı ülkelerinde günümüzde veteriner hekim olarak çoğunlukla “veterinarymedicine, veterinarysurgeon, veterinarydoctor, vet.med.” gibi ifadeler kullanılmakta ve burada yer alan “medicine” kelimesi hekimliği nitelemekte, onun önünde yer alan “veterinary” ise hayvanları içermekte ve sonuçta bu kelimenin tam karşılığı “hayvan hekimi/doktoru/cerrahı” gibi anlamlara ulaşmaktadır. Gerek dil yönünden gerek mesleki yönden bu yaklaşım daha doğrudur ve “veteriner” kelimesi yalnız ve çıplak olarak “veteriner hekim” karşılığı olarak kullanılmamalıdır.

Tüm bu hatalı adlandırmaların altında, yurdumuzdaki veteriner fakültelerinin adlarının “Veteriner Hekimliği Fakültesi” olarak değiştirilememesi yatmaktadır. Adı “Veteriner Fakültesi” olarak yanlış organize edilmiş bu kurumlara yönelik olarak, basın ve medyada bir de çok kolay bir şekilde –lik eki getirilerek “veteriner-lik” ifadesi kullanılmaktadır. Bu durum, camiamızda üzüntü ve infial doğurarak 20.000 yıllık saygın ve onurlu mesleğimizin toplumumuz için ifade ettiği anlamı ve değeri gölgelemektedir.

Dünyada 1762 yılından bu yana, yurdumuzda ise 1842 yılından bu yana düzenli eğitim-öğretim veren veteriner hekimliği mesleği; gerek hayvan gerek halk (insan) sağlığında üstlendiği önemli görevler ve misyonu ile ülke ekonomisinde ve sağlığında her zaman söz sahibi olmuştur ve olacaktır. Bu noktadan hareketle, başta yazılı ve görsel basınımız olmak üzere ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşları, bir kez daha konuya yönelik olarak gereken özen ve duyarlılığı göstermeye davet ediyoruz.

Dr. Öğretim Üyesi Altan Armutak

Son Güncelleme